YILDIRIM ROTBALANS
SATILIK ARSA

SON DAKİKA

SivasTime

"İKRAR 4 KAPI 40 MAKAM" ÇIKTI
SİPARİŞ WHATSAPP
05336381091

Bu Gece – Âşık Kul Refiki

Bu Gece – Âşık Kul Refiki
Bu haber 16 Haziran 2020 - 9:02 'de eklendi ve 67 views kez görüntülendi.

Bu Gece

 

Sarı saçlı kahve gözlü bir güzel

Rüyalara, sığdırmadı bu gece

Sultanlar gibiydi özel, mi, özel

Adın sordum bildirmedi bu gece

 

İrem bağı çiçek açmış döşünde

Henüz kendi yirmi beşler yaşında

Sultan dedim tacı vardı başında

Hizmet ‘ine yeldirmedi, bu gece

 

Yaklaştım yanına sarıl, am dedim

Gönlüm umutlandı derile m dedim

Sine mekanına kurulam dedim

İçeriye aldırmadı, bu gece

 

Yanmıştı yüreğim bir su istedim

Kandır yüreğimi, başım kes dedim

Uzattım eline işte tas dedim

Bade dedim doldurmadı, bu gece

 

Bir yol bulmadım düz yolda şaştım

Zor çama tırmandım haddimi aştım

Takatim kesildi yerlere düştüm

Elim tutup kaldırmadı, bu gece

 

Hayat uzun amma rüyalar kısa

Bu nasıl hayattır bu nasıl yasa

Sırtıma dert yükü yüklüyor pasa

Ağlattı,da güldürmedi, bu gece

 

Kul Refikim güzel gördüm dağıldım

Dik dururken karşısında eğildim

Sabahı zor ettim tere boğuldum

İy: ki vurup, öldürmedi, bu gece

 

 

 

Sivas’ın

 

Çifte Minareyle, Gök Medrese,

Tarihlerde ünü dolu Sivas’ın

Cumhuriyet kurdu sundu herkese,

Dört eylülle belli halı Sivas’ın

      

On yedi ilçesi, bin üç yüz köyü,

Ülkede en büyük toprağın boyu,

Selçukludan gelir asildir soyu,

Dünyaya uzanır kolu Sivas’ın.

                                                     

Doğanşar’da pehlivanlar yarışır,

Yaylasında koyun kuzu karışır,

Küskünleri bayramlarda barışır,

Dostluklara gider yolu Sivas’ın.

 

Balıklı gölünün var mıdır eşi

Maden ile dolu şu dağı taşı

Çektiği yokluğa yıkılmaz kaşı

Bu yüzden büküktür beli sıvasın

 

Gürün’de meşhurdur kaysı bağları,

Sivas’ta söylenir Kangal ağları,

Dumana bürünür Divriğ dağları,

Her sene geç açar gülü Sivas’ın.

 

Meydan Hamamı’yla Dikilitaş’ı,

İşsizlerle dolu kaldırım başı,

Yatırım yapılmaz bulunmaz aşı,

Hâlini Şükreder dili Sivas’ın.

 

Âşık İsmeti’nin güzel sözleri,

Kul Gazi rahatsız, tutmaz dizleri,

Selimi, Feryadî kaldı izleri,

Çalar ozanların teli Sivas’ın.

 

İzzet’i, Veysel’i unutmak olmaz.

Talibi Ruhsatı bir daha gelmez.

Şarkışla’yı gören mest olur, ölmez,

Tonus’da coş eder seli Sivas’ın…

 

Âşık Refik’iyim, yazmakla bitmez,

Tarihler şehridir, akıl sır yetmez,

İnsanı dürüsttür, ihanet etmez,

Mevla’sına bağlı kulu Sivas’ın.

 

 

 

SİVAS’IN KIZLARI

Giyinir, kuşanır kınalar yakar
Sivas’ın kızları toyludur gardaş
Bembeyaz elleri madımak kokar
Sivas’ın kızları köylüdür gardaş

Şarkışlalı baştanbaşa hep ardır
Altınyaylalılar yiğide yârdir
Kangal’da herkesin sevdiği vardır
Sıvasın kızları beylidir gardaş

Zara’nın kızları balla yoğrulur
Koyulhisarlıya yürek eğrilir
Suşehrili servi gibi doğrulur
Sivas’ın kızları boyludur gardaş

İmranlının meşhur kara gözlüsü
Ulaşlının yakar canı, nazlısı
Gemerek’in çoktur ayla yüzlüsü
Sivas’ın kızları soyludur gardaş

Hafik’in güzeli tuna bakışlı
Doğanşar’ın kızı gönül yakışlı
Divriği’nin güzeli türlü nakışlı
Sivas’ın kızları huyludur gardaş

Akıncılar akla sevda düşürür
Gürün’de güzeller kahve pişirir
Yıldızeli muhabbetten taşırır
Sivas’ın kızları çaylıdır gardaş

Gölova güzeli ağır başlıdır
Kirpiği sürmeli hilal kaşlıdır
Bölüşmeyi bilir hemde işlidir
Sivas’ın kızları paylıdır gardaş

Kulağı küpeli, kolu burmalı
Kul Refik’im söz burada durmalı
At üstünde süzülürken görmeli
Sivas’ın kızları taylıdır gardaş

 

SİVAS // DESTANI

Selçuklu Pay tahtı güzel Sivas’ım
Dünyada söylenir şanımız bizim,
Örnektir sancaktar şemsi Sivas im,
Erenlerle gider yönümüz bizim.

Divriği ulu cami âlem gözünde
İhtişam okunur baksan yüzünde
Hayal etmiş yapan usta özünde
Bu günden bellidir dünümüz bizim

Kangal köpeğinin asil soyunu,
Fark ettirir baksan kara koyunu,
İçin, yağ donduran soğuk suyunu,
Ondan temiz akar kanımız bizim.

Geçilir mi delik taşa varmadan
Âşık Ruhsatının kabrin görmeden
Minhacı,yı ağa gelini sormadan
Geçmişinde dolu anımız bizim

Nergis. Açar tonus, bağı bayırı,
Şarkışla ilçemiz iller ayarı,
Üstelikte âşık Veysel diyarı,
Ozan şairiyle ünümüz bizim.

Yıldız. Dağı, kaynar ırmağı, coşar
Pir sultan abdalı Banaz da taşar
Yıldızeli ilçemiz mabetli yaşar
Dostluklarla geçer günümüz bizim

Gece altın olur baksan Gemerek,
Sızırın insanı gönül’e direk,
Ulaş ta yemeli lavaş la çörek,
Tecer suyu, hayat, canımız bizim.

Kılıç kaya barajında yüzdün mü?
Sarı Çiçek yaylasını gezdin mi?
Koylu hisar güzelini süzdün mü?
Nur ile yoğrulmuş genimiz bizim

Gölova havasına suyuna
Doyamazsın mabedine çayına
Mest olursun yaylasına köyüne
Gül açar bağında çalımız bizim

Hafik gölü Tödürgey,le buluşur,
Köse dağı Erzurum la yarışır,
Şerefiyem Erzincan’a ulaşır,
Karadeniz hemen yanımız bizim.

Gürün gök pınarım, yedi renginde,
Kangal balıklının var mı? Denginde,
İnsanı sevecen gönlü enginde,
Açıktır mabede hanımız bizim,

Doğanşar ın bahçeleri çiçekte,
Pehlivan yetişir ilçe bucakta,
Su şehrinde güller açar ocakta,
Giresun’a dayanır enimiz bizim.

Akıncılar sarı kavunun merkezi
İmranlının Kavi türkü Çerkez-i
Zaralının bal üretir herkesi
Pazara açılır önümüz bizim

Altın yayla ilçesinde haz buldum,
Deli İlyas beldesine mest oldum,
Celal olan destanından yas doldum,
Kul Refikim böyle sonumuz bizim.

Sultan Şehir

Söyle dinleyelim sultan şehirden,
Gül-i zarındaki gülden ne haber?
Anlat Kızıldağ’dan çıkan nehirden,
Çağıl çağıl akan selden ne haber?

Uğradın mı varıp Kars Kapısı’na?
Baktın mı Kalenin hoş yapısına?
Çıktın mı Tecer’in hiç tepesine?
Deli deli esen yelden ne haber?

Kepenek suyundan içebildin mi?
Çifte Minâreyi seçebildin mi?
Gelin Köprüsünü geçebildin mi?
Gardaşlara çıkan yoldan ne haber?

Çok olsa da ayazımız-kışımız,
Türlü folkloruyla diktir başımız.
Kültürüyle dolu yanık döşümüz,
Bağlamadan, neyden telden ne haber?

Diğer şehirlerden edilir farkı
Meydanda mest eder cıbırlar parkı

Aşığının dilinde türkü ve şarkı

Hani gardaş diyen dilden ne haber?

Ahşap konakların mum ışığıyla,
Yemekler yenirdi çam kaşığıyla,
Türkü yakılırdı hak âşığıyla,
Eski neşe var mı hâlden ne haber?

Yılkı koyulurdu yeşil otlara,
Fayton koşulurdu Arap atlara,
Hizmet edilirdi büyük zatlara,
Türkmen atından, naldan ne haber?

Güzeller gezerdi ipek tül ile
Kutnu giyerlerdi yeşil al ile
kul Refik sorayım aciz dil ile
İnce belde duran şaldan ne haber?

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER