YILDIRIM ROTBALANS
SATILIK ARSA

SON DAKİKA

SivasTime

"İKRAR 4 KAPI 40 MAKAM" ÇIKTI
SİPARİŞ WHATSAPP
05336381091

Yavuz Bülent Bakiler

BENİM TURANCILIĞIM

BENİM TURANCILIĞIM
Bu haber 27 Şubat 2020 - 9:38 'de eklendi ve 121 views kez görüntülendi.

1950 yılının Mayıs ayında milletvekilleri seçimi yapılacaktı. Ben, Sivas Lisesi’nin orta kısmında, son sınıf talebesiydim. Seçim konuşmaları Buğday Pazarının yanında bulunan Muammer Bey Parkında yapılıyordu. Babam, Demokrat Partinin kazanmasını istiyordu. Fakat seçim konuşmalarını dinlemek için Muammer Bey Parkına gidemiyordu. Çünkü iktidarda CHP vardı. Ve o CHP diyordu ki :’’ Vatanı biz kurtardık. Kurtardığımız bu vatanı, ancak biz idare edebiliriz. Kim CHP’lidir vatanperverdir. CHP’li olmayanlar vatan hainidirler!’’

Babam Sivas’ta nüfus müdürüydü. Korkuyor, şuraya –buraya sürülmek istemiyordu. Seçim konuşmalarını, milletin düşüncesini öğrenmek bakımından çok merak ediyordu. Halk, en çok hangi partinin adaylarını alkışlıyordu? Acaba hangi parti kazanacaktı? Bana diyordu ki: Git Muammer Bey Parkına, duvarların uzak bir yerinde otur. Yüzün Buğday Pazarına doğru olsun. Muammer Bey Parkı arkanda kalsın. Kulağını seçim konuşmalarına ver. Hatipleri çok iyi dinle. Bak bakalım oraya gelen vatandaşlar en çok hangi partinin adayını alkışlıyorlar? Dinlediklerini sonra gel bana anlat!’’

Aldığım talimat gereğince hareket ediyordum. Bir gün kürsüde Demokrat Parti adaylarından Av Rıfat Öçten vardı. Halk onu, coşkun bir yürekle alkışlıyordu. Rıfat Öçten’ in konuşması bittikten sonra, bahçe kapısına doğru yürüdü, Arkasından büyük bir kalabalık yürüyordu. Ben de kendimi kalabalığa kaptırdım. Oturduğum yerden kalkarak parkın kapısına doğru koştum. Orada, aile dostlarımızdan Zeki Bacanak, elimden tutarak beni Rıfat Öçten’e doğru götürdü.

Ağabey dedi, bu bizim Cezmi ağabeyimizin oğludur. Siz dinlemeye gelmiş! Konuşmalarımızı takip ediyor.

Rıfat Öçten durdu. Sağ elini başımın üstüne koyarak sordu:

Sen de baban gibi Turancı mısın la? dedi.

Ortada ‘’İnönücü !’’, ‘’ Bayarcı!’’ gibi sıfatlar dolaşıyordu. Sandım ki, Turan bey Demokrat Partili bir siyasidir. Tereddüt etmeden cevap verdim.

Evet! dedim. Sadece, evet diyerek cevap verdim.

Rıfat Öçten :- Aferin! Aferin! dedi. Demek ki Turan ordusu yeni bir nefer daha kazandı! Sonra yürüdü gitti.

Eve dönünce babama sordum:

-Baba! Kim bu Turan Bey?

-Hangi Turan Bey?

Rıfat Öçten’in sorusuna verdiğim cevabı anlattım. Babam güldü.

-O senin bildiğin Turan Beylerden biri değildir Turancılık, Bütün dünya Türklüğünün bir bayrak altında birleşerek, hürriyet içinde yaşaması demektir. Türkiye dışında yaşayan yüz milyon soydaşımız var! dedi. Merakla sordum:

-Peki, niçin onlarla birleşmiyoruz baba? dedim. Sanıyordum ki Türkiye dışında kalan Türklerle birleşmek, bir bakraç içindeki bir karış derinliğindeki bir suyu alıp, ikinci bakraçtaki birkaç avuç suyun üzerine boşaltmak kadar kolay bir iştir. Babam:

-Sen bu işlere şimdi sakın karışma! Şurada burada bu işten bahsetme. Yeri geldiği zaman, ben sana her şeyi olduğu gibi anlatırım! dedi. Babam, daha sonra bu konu hakkında bana bir cümle olsun söylemedi. Fakat muntazaman alıp getirdiği Serdengeçti –Orkun- Tanrı Dağı-Büyük Dağ… Dergilerinde, aradığım cevabı fazlasıyla buldum ve ben 1950 yılında, çok coşkun duygularla Turancı oldum. Okudukça gördüm ki: Soyumuzun, vatanımızın, dilimizin, dinimizin en büyük düşmanı Sovyet Rusya’dır. Orkun Dergisinden, Rusya’yı yerden yere vuran şiirler çıkıyordu. Onları ezberliyor, kalabalıklar önünde okuyordum. Turancılık fikrini, çok coşkun duygularla yaşıyordum. Bu hal, 1956 yılına kadar devam etti. O sene, Milli Eğitim Bakanımız Tevfik İleri’nin bir konuşmasını dinledikten sonra durulmaya başladım. Bugün yine Turancıyım, Ama ‘’ Rusya’ya ölüm!’’ diye bağırıp çağıran Turancılardan değilim.1980 yılında Orta Asya Türk topluluklarını görmek imkânım oldu.1992 ve 19994 yıllarında aynı bölgeye ikinci –üçüncü defa gitmek fırsatı buldum. Böylece, devlet televizyonumuzda 66, özel televizyonlarda 35 program hazırlayıp sundum. ÜSKÜP’TEN, KOSOVA’YA, Türkistan ve AZERBAYCA YÜREĞİMDE BİR ŞAHDAMARDIR isimli kitaplarım Turan ülküsüyle yazılmışlardır. Ahmet Kabaklı, Türk Edebiyat Tarihi, isimli kitabında, Cumhuriyet devri edebiyatımızın üç Turancı şairi arasında beni de zikretmektedir. Türkiye Komünistler, Turancılık fikrine şiddetle karşı çıkmaktadırlar. Rusya’nın menfaatlerini korudukları için böyle davranmaktadırlar. Bazı gafil kalemlerde, Turancılığı macera olarak görmekte göstermektedirler. Bana göre asıl gaflet ve macera, esir Türk boylarına karşı ilgisiz kalmaktır. Sebeplerini yeni yazılarımda dikkatinize sunacağım.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER