YILDIRIM ROTBALANS
SATILIK ARSA

SON DAKİKA

SivasTime

"İKRAR 4 KAPI 40 MAKAM" ÇIKTI
SİPARİŞ WHATSAPP
05336381091

İsmail Baki

ALEVİLİKTE MİTOLOJİK RUMUZLAR

ALEVİLİKTE MİTOLOJİK RUMUZLAR
Bu haber 28 Ocak 2020 - 11:16 'de eklendi ve 169 views kez görüntülendi.

Yıllarca baskı altında inancını devam ettirmeye çalışan Alevilere, bu baskıları kültürlerinden dolayı değil inaçsal tavırlarından dolayı geldi.

Alevilerin kullandığı bu rumuzsal tavırlar, Aleviliği anlaşılmaz kıldığından ” insan bilmediğine düşmandır” gerçeği ile birleşince Aleviliğin kendi içindeki bazı rumuzsal mitolojik anlatımların islam adına sunulması ve karşı tarafın bunu anlayamaması sonucu gelen baskıların bu söylemlere acem uydurmaları demelerine sebep olmuştur. Bu mitolojik söylemler, bir dizi baskılarında çıkış kaynağını oluşturmaktadır.

Bu acem uydurmaları ne idi, kimler niçin bunu bir inanç gibi sundu?

Birkaç örnek ile işin hakikatini sunalım dilerseniz.

Birgün istanbulda bir kadiri şeyhinin yanına gittim bana dedi ki, siz Aleviler imam Ali gibi bir fazileti neden acem hikayeleri ile hiç olmamış olayların kahramanı yapıp mitolojik kahraman haline getiriyorsunuz? O  İmam hiç kuşkusuz çok yüce bir şahsiyettir.

Bu hikayeler hangileridir efendim dedim; o da şöyle söyledi.

Siz Aleviler diyorsunuz ki:

“Bu kainatın ortasında bir dipsiz kuyu varmış, o kuyunun içinde yedi başlı ejderha varmış insanları çok ziyana uğratmış , imam Ali o kuyuya girmiş ve bu ejderhanın yedi başını alarak insanlığı kurtarmış.”

Yine başka bir hikayede;

“bir gün bir dev hurma ağaçlarının içinde gezinirken yedi yaşında bir çocuk görmüş, onu yemek için yaklaşmış ,çocuk ona ey dev sen mi kuvvetlisin ben mi diye sormuş? Dev ona tabi ki ben kuvvetliyim deyince çocuk ona demiş ki gel beni bağla, sonrada ben seni bağlayayım bakalım kim daha güçlüymüş. Dev çocuğu zincire bağlar çocuk ya Allah der zinciri koparır. sonra çocuk devi bir hurma ağacının ince dalı ile iki elinin şahadet parmağından bağlar. Dev ne yaparsa çözemez. Dev oradan gider, yıllar yılı yüz yıllar geçer ve dev Muhammed Mustafa s.a.a yeryüzüne gelince onun yanına gelir ve derki ey hatemül enbiya sana yalvarıyorum nice Kaf dağlarını aştım geldim. sen son peygambersin lütfen bu elimi çöz ki ben rahat hareket edeyim.

Resulullah ona “ancak onu senin eline bağlayan kişi çöze bilir der”.

Dev yedi yaşında bir çocuktu der

resulullah benim hurma bahçeme git bak bakalım orda ki çocuk ‘O’mu der.

dev gelir bakar ki bir çocuk bahçede ve onu hemen tanır, aradığı çocuk o dur.

Yalvarır ne olursun bu elime bağladığın ince dal, yıllarca büyüdü ve bana ağır gelmektedir lütfen onu sök parmağımdan der.

O çocuk daha yedi yasında olan imam Ali dir.

İmam Ali ona der ki ”bir şartım var”

Dev” nedir” der

İmam Ali” ben seni kaf dağının ardına yollayacağım bir daha benim olduğum yerlerde olmayacaksın”

Dev “bunu kabul eder ve imam Ali o devin parmağını açar kaf dağının ardına yollar.

Kadiri şeyhinin bana sorduğu hikâyeler bunlar idi, diyordu ki bu dünyada kaf dağı yoktur. Dev yoktur, dipsiz kuyu yoktur, yedi başlı ejderha yoktur. Olmayan şeyler ile imam Ali gibi bir yüce şahsiyeti yan yana getirmek ona ihanet değil midir?

Haklımı sizce? Evet, haklı bence

Ama milyonlarca Alevi bu mitolojik hikâyelere neden inanmış görünüyorlardı acaba? Bunlar akıl ehli değiller miydi? Üstelik bu hikâyeler onların başına bu kadar bela getirmelerine rağmen neden bu hikâyelerde ısrar ediyorlardı?

Dedim müsaade edersen size bununla ilgili açıklama yapayım.

Buyur anlat bakalım! dedi

Üstadım nefis kaç mertebedir.

Dedi: yedi mertebedir.

üstadım insan bir kainatmıdır.

Dedi tüm evliyalar küçük kainat insandır der.

Bu küçük kainat denen insan denilen varlığın ağzından başlayıp alttan çıkan bir nefis kuyusu var mı? dipsiz ne atsan aşağıdan çıkan .

Dedi: evet nefis kuyusu

Üstadım bu yedi nefis mertebesinin her aşamasında nefsin kendi ejderhası var mı? Dedi evet

Dedim kuran ın ilk harfi ne ile başlar dedi kaf.

Ayetlerin bazılarının başında hurufu mukatta olarak gizemli kaf kelimesi var mı dedi evet.

Kaf harfinin şeklini bana çizermisin bu kagıda

İşte kuran sağ ve sol beyincigi ile “kur”(duyan sağır) olan insan denilen varlığa gelmiş onda Allahın keremini kurmaya çalışan bir kitabdırki.ismi kuranı kerimdir.

yani insana hakkın keremini öğreten ama aklı muhatab alan, ancak aklı olanın dini olur dedigi islamın kerim öğretmeni rab, kerim öğrencisine kaf harfini, sürenin başındaki sırrına vakıf olması için.

Nice kendi döneminin kaf dağı olan ilmin zirvesinde peygamberler gönderdi,

Tüm bu kaf dağları konumundaki peygamberler denizi yardı,ölüyü diriltti,kayadan deve çıkardı ama kırk gün sonra buzağıyı kendisine put yapan bir musa a.s ümmeti  örnegi ile bu nefis devi ,

Artık velayet çağının gelip çattığı son peygamber muhammet mustafanın son kaf dağı olması sebebi ile artık o devin kaf dağı olan nübüvvetin arkasında kalmalıydı.

Çünkü yüce Allah her dönemim batıl işlerine karşılık görevlendirdiği hak peygamberlerle batılı kendi zamanlarında yenilgiye uğratarak firavunları denizin dibine ibretlik yollamakta idi.

Artık son peygamber, muhammet mustafa s.a.a  ile bu son bulduğuna göre,bu nefis devinin karşısına kim çıkacaktı.

Yoksa Allah insanlığı başıboşmu bırakacaktı?

Hakkın bir temsilcisi olmayacakmıydı?

İşte tüm bu soruların cevabı alevilerin acem hikayelerinin içinde cevap bulmakta idi.Ama her insan İmam Alinin sırrına tahammül edemeyecegi erkan-i olarak düşünüldügünden,bu hakikatler rumuzlar ile hikayetleştirilmiş bir sonraki kuşaklara aktarılmıştı.

Neydi bu hakikatler?acaba!

Kaf süresi;

1-kaf,şanlı ve şerefli kuran’a and olsunki,

2- doğrusu kafirler kendi içlerinden uyarıcı bir peygamber geldigine şaşırdılar da dedilerki:”bu şaşılacak bir şeydir.

5-doğrusu hak kendilerine geldikleri zaman yalanladılarda şimdi karmakarışık bir ızdırap içindeler.

Kaf dağından kasıt nübüvvet peygamberleridir.onların ilmi ve aklı tüm ümmetinin toplamından daha üstün ve kamil olmadan yüce Allah onları vazifelendirilmemişlerdir.

Resulullah buyurduki” Ali ben den önceki peygamberlerin sırrında idi benimle açıkca geldi.”

Resulullah buyurduki” ilim hikmet ona bölündü dokuzu Aliye verildi.biri insanlara,insanların payındakindende yine en büyük ilim Aliye aittir.”

“Biz ademe kalem ile öğrettik “ diyen alak süresi aslında velayet nuruna işaret ederki o ilim nurudur.

Şimdi diğer rumuzları açalım içerik olarak.

Nefis mertebeleri ise yedi mertebedir ve bu mertebelerin her birinin şeytanı kendi makamınca dahada çetindir.çünkü Alim olanın şeytanıda Alimdir.bir insan hem hakkı hem batılı kendi içinde yeşertir ve geliştirir.

Bu nefis mertebeleri şunlardır.

  • Nefsi emmare
  • Nefsi levvame
  • Nefsi mülhime
  • Nefsi mutmaine
  • Nefsi raziye
  • Nefsi mardiye
  • Nefsi safiye

İşte Allaha giden yolda çetrefilli uçurumlu taşlı engebeli yedi saha içinde yedi başlı ejderhalar varki,dillere destan.

Soru; bu nefis devinin elini neden imam Ali bağladı.neden peygamberler degil.

Mesela mekkenin feth- i bitince resulullah buyurduki;” asıl büyük cihat şimdi başladı”

Dedilerki ya resulullah büyük cihat nedir.dedi gidin ebu talip oğlu benim kardeşim Ali size öğretsin bu iş onun görevi.

Dediler ya Ali büyük cihat nedir.

Dedi ; er odurki nefsini yensin,büyük cihat nefis ile mücadeledir.

Neden bu büyük savasın komutanlığı İmam Aliye verildi?

bütün tarikatların bağlandığı kapı şahı velayet İmam Ali dir.herkes varlığını oraya bağlarki ilmin şehri olan resulullahın hak kapısına varsınlar.

İmam Alinin kuyuya girip ejderhanın yedi başını almasının aslı şudurki her tarıkatta imam Ali aşkın kapısıdır.ona aşık olanların imanı ahlakı kamil olur.O nefis devini tek yenen güç aşk tır.imam Ali aşkı temsil eder.onu sevende şu üç sıfat oluşur.adalet,merhamet  ve ilim

O mitolojideki devin elini bağlayan yedi yaşındaki çocuk söylemi neden idi?

Resulullaha risalet emri geldiginde yüce Allah buyurdu ey resulum önce kendi akrabalarına tebliğ et.resulullah tüm akrabalarını bir yemeğe davet etti ve Ben Allahın  resuluyum,bana bu yolda yardımcı olacak,vasim olacak aranızda kimlerdir,dedi.

orada imam Aliden başka kimse el kadirmadı ve daha yedi yaşında iken velayet nuruna şah oldu.işte daha orda  tarikat erkanındaki nefis ile mücadelenin erkanı kurulacağı belli oldu.

Nefis öyle denizi yarmakla kayadan deve çıkarmakla açık kerametlerle örtülemedi çünkü” insan gerçekten ziyan içinde” cahil bir varlık.

Onu bu pir mürşit erkanında kademe kademe eğitmek pişirmek kemale erdirmek zaruri olmuştu ve velayet erkanı aynı zamanda nefis ile mücadele erkanı idi.onun içindirki mürşitler  dört kapı kırk makamda sistemli bir şekilde yunuslar pirsultanlar, abdal musalar yetiştirdiler.

O kuyu ve yedi başlı ejderha ise bir insanın sindirim sistemi  aynı bir dipsiz kuyudur ne atsan içine yutacak ve alttan çıkacak dipsiz kuyudur.nefsin tüm mertebelerinin  ejderhaları o güzerğahda can buluyor.o güzergahta büyüyüp devleşiyor.oruç bu yüzden çok etkili silahtır müminler için.

Peki tüm bu rumuzlara neden gerek duydu Aleviler.

Çünkü Ali sırrı denildi şeriat ehlini yoldan çıkarmamak için nefislerine zor gelmemesi için bu bilgiler herkese sunulmuyordu.imam Alinin yüksek faziletleri aynı zamanda siyasi ve diğer çevrelerce reddiye ile karşılanıyordu.bu reddiye kişiyi imanında ziyana götüreceginden,nefis terbiyesini yapmış imanında kamillik mesafesinde yol kat etmiş olan dervişlere işin içerigi anlatılıyordu.

Peki bu içeriği toparlarsak; İmam Ali müminlerin emiri  idi ona emirel müminin diyorlardı.çünkü o kalbleri sınanmış imanları kalblerine inmiş olanların lideri idi.

”deki iman henüz kalblerinize inmedi”hucurat 14.keremler sahibi Allah kalbleri bilmesin ve görmesine rağmen rahmetinin yüceliği geregi o insana zaman verir ki umulurki tövbe ederde altında ırmaklar olan cennetlere yerleşirler.

Kalbleri sınanmış ve imanda kamil olmuş kullarada mümin muttaki salih kul derki imam Ali tüm bu güruhun efendisi seçilmiş ve imam Ali kast edilerek “ ey razı olunmuş nefis sen benden razı bende senden razıyım gir cennetime diyerek” fecr27-30müminler ve müminlerin emiri İman Ali yi kast etmiştir.

İmam Ali a.s onsekizbin aleme gelen hatemül enbiya muhammed musatafnın s.a.a hak tarafından seçilmiş imamıdır. O imamet o dönemin başbakanlığı manasında degildi. O imamet yüce Allahın ibrahim a.s biz onu önce nebi sonra resul sonra imam kıldık dedigi yüce bir makamıdır ki.sıralamaya baksanız makamın yüceligini görürdünüz.önce nebi sonra resul sonra imam kıldık.

O imam kendi peygamberi gibi onsekizbin alemin imamıdır,sadece bir guruhun degil.çünkü resulullahın vasisidir.

“ya Ali sen bana harunun musaya olan menzilindesin”hz muhammed s.a.a

“Her milleti imamıyla çağıracağımız gün…” (İsrâ, 71)

Keremi yüce Allah muhammed mustafa ve ehli beytine salatı selam eylesin.yarın herkesin imamı ile çağrılacağı o çetin günde bizi muhammed mustafa ve ehli beyti ile haşr eylesin.

 

 

 

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER